Bildiğiniz gibi, nelerin strese yol açtığını incelemeye başladığımız önceki yazılarımızda konumuzla ilgili üst başlıkları sıralarken, bunları dört ana grupta toplamıştık; değişim, gizli gerilim, karakteristik özellikler, çevresel stres faktörleri. Değişim üst başlığının alt açılımlarını yaptıktan sonra sıra ikinci üst başlığımız olan gizli gerilimi birlikte inceleyelim.

Adından da anlaşılacağı gibi bizim farkında olmadığımız, ama gittikçe içimizi kemiren ve olmadık yerde, olmadık öfke patlamaları gösterdiğimizde farkına varırız. Çevremizdekiler buna genellikle şaşırdığı gibi, bizim de tuhafımıza gider. Ama çoğunlukla neden böyle davrandığımızın farkına varamayız. Gizli gerilimin oluşturduğu sinsi stresin bazı belirtilerini bilmek elimizdedir. Eğer bunları bilirsek önlem alıp, hoş olmayan veya daha ötesi hayatımız boyu pişmanlığını ve burukluğunu hissedeceğimiz sonuçlar için önceden önlem almamız daha kolaylaşır. Bunu anlamak için de şu mini testimizi cevaplamanız yeterli olacaktır;

 

  1. Çoğu zaman, hatta iyi bir uykudan sonra bile, kendinizi yorgun hissediyor musunuz?

2. Son zamanlarda, sanki hayatınızdaki her şey kötü gidiyormuş gibi duygulara kapılıyor musunuz?

3. Genellikle kendinizi sinirli hissediyor musunuz?

4. Sık sık hayal kırıklığı ve yalnızlık hissediyor musunuz?

5. Yapılacaklar listesi hazırlamak her geçen gün daha da zorlaşıyor, sizi bezginleştiriyor mu?

6. Çevrenizdekilerin artık eskisi kadar verimli olmadığınızı fark edecekleri evhamına kapıldığınız oluyor mu?

7. Hasta olmamanıza rağmen, sık sık kendinizi iyi hissetmediğiniz oluyor mu?

Yukarıdaki sorulara ne kadar çok “evet” cevabı veriyorsanız, gizli gerilimin sizi “sinsi stres”e soktuğunu söylemek kehanet olmasa gerek. Bu da her geçen gün tükendiğinizi, depresyona (buhran) sürüklendiğinizi gösterir. Çevrenizde bu durumda tanıdığınız insanlar var değil mi? Araştırmalar, Yaşadığımız bu koca şehirde  (İstanbul) toplumun yaklaşık yarısının her gün az ya da çok stresle karşılaştığını, % 30 civarındaki kesimin bunu şiddetli olarak hissettiğini göstermiştir. Evde, çarşıda / pazarda, işyerinde, kısaca yaşadığımız her ortamda bunu yaşayan insanlarla karşılaşmanız mümkündür.

 

Tabi bu ve bunun gibi okuduğunuz kaynaklardan edindiğiniz bilgiler ışığında gözlemlerden çok daha sağlıklı sonuçlar çıkaracağınızı söylemeliyim. Sinsi stres kaynakları, yavaş yavaş biriken problemlerdir. Tabiri caizse, bardağı taşıran son damlalardır. Enerjimizin belli bir kısmını tüketen her sorun, bir sinsi stres kaynağıdır. Küçük olmaları sizi şaşırtmasın; bir filden kaçabilirsiniz ama bir sinekten asla!

 

Üstelik sadece kendilerine zarar vermez. Kimi zaman, çevresindekilere de tahrip edici, onların da strese girmesini sağlayacak sonuçları hazırlarlar. Hele üstünlük sağlayabilecek bir pozisyonda olurlarsa, bu daha da dayanılmaz olabilir. Evde anne – baba ise çocuklara olmadık eziyetleri ederler.

İş yerinde amir iseler, çalışanlara mesaiyi zehir ederler. Bulundukları pozisyon, toplumda ne kadar yüksek ise, etki güçleri o kadar fazla çok insana zarar veriyor demektir. Bunun çok farklı örneklerinin sizler de canlı şahidi oldunuz. Kim bilir hala yaşıyorsunuz, yaşıyoruz. Hatırlayın; yaşadığımız 2000 yılı ekonomik krizlerinin çıkışının altında bile buna benzer sebeplerin hatırı sayılır katkısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü karar mekanizmasını etkileyen de insan.

 

                                                       (devam edecek)

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Kolay bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/Mx8-YEy8xTuLUISTykoMfw

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

  • Makalelerin altına yorum yapmanız bizi sevindirir.
Önceki İçerikSTRES YÖNETİMİ – 5
Sonraki İçerikSTRES YÖNETİMİ – 7
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here