İnsanoğlu, yeryüzündeki serüvenine başlar başlamaz (hatta başlamadan), gelişim adımıyla başladı: Elmayı yiyerek bir hata yaptı. Sonra da yaptığı bu hatanın telafisi için çabalar oldu. Hala çabalamaya devam ediyor.

Hani bazılarının söylediği Dünyada değişmeyen tek şey, değişimin ta kendisidir.” sözü var ya, ben bunun gerçeği tam olarak yansıtmadığını düşünüyorum. Bana göre değişmek, görece bir kavramdır.

 

Bu negatif olarak başkalaşmak da olabilir, pozitif olarak olduğundan daha iyi duruma gelmek de olabilir. Ancak, gelişim konusunda bizim için önemli olan en önemli faktör, o büyük engeli aşmaktır; kendimizi!.. Bir başka deyişle önyargılarımızdan, saplantılarımızdan kurtulmaktır.

 

Bildiğimiz bazı şeylerin yanlış olabileceğini kabul etmeliyiz. Hatta birtakım konularla alakalı hiçbir şey bilmediğimizi idrak etmeliyiz, anlamalıyız. Kişinin, bilmediğini bilmesi, gelişmesi için en büyük erdemdir sözünü asla unutmamalıyız. “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi ancak ahmaklar olur” özdeyişini de hatırdan çıkartmamamız gerekir.

 

Peygamber efendimizin “Ya öğrenen ol, ya öğreten. Üçüncüsü olma, helak olursun” hadis-i şerifi, tam da buna işaret ediyor mu?  Bu noktadan hareketle Kişi bildiğinin âlimi, bilmediğinin ise cahilidirAncak böyle kalmamak için öğrencisi olması lazım.

 

Gelelim bunu nasıl başaracağımıza; bana göre bu çabanın hedefine ulaşması için, öğrenmek ve daha da önemlisi kendimizi öğrenmeye açmakla işe başlamalıyız. Buna da sağlam, güvenilir bilgi kaynaklarına ve bu alandaki doğru eğitimcileri araştırıp bulmakla başlamalıyız. Sonra da öğrendiklerimizi kendi bildiklerimizle çatıştırmadan adım adım ilerleyerek, doğru olanları yanlış olanlarla yer değiştirmeli, ön yargısız bir şekilde öğrenme sürecimizi devam ettirmeliyiz.

Bazılarımızın zannedildiği gibi kötü olan hata yapmamız değildir. Asıl kötü olan şey, hatalarımızda ısrar etmemiz, onları değiştirmeye yanaşmamamızdır. Oysa yapacağımız o kadar basit ki; hata yaptığımıza önce bunu kabul etmek, bundan ders almak, bir daha bu hatayı tekrarlamamak ve bu hatamızın mağduru bir kişi varsa, ondan özür dilemek.. hepsi bu.

 

Bir seminerimde katılımcı; “- ahh ah hocam! Ben bu yaştan sonra nasıl gelişebilirim ki?!  Bizden geçti artık. Siz gençlerle ilgilenin artık.” Demişti. “- Beyefendi siz gelişmeye başlamışsınız. Baksanıza, sizce bu seminere gelmeniz bunu göstermiyor mu?” diyerek onu cevaplamam, salondakilerle birlikte gülüşmemize sebep olmuştu. Kabul edelim ki insan, fıtratı (yaratılışı) gereği  “alışkanlıklarını”, istese de istemese de kolay kolay bırakamıyor.

 

Hele insanın kırkından sonra, bunu yapması oldukça zor oluyor. Yapılan birçok araştırma bize bunu ispatlıyor. Tıpkı eklemlerimizdeki kireçlenmenin belli bir tedaviden sonra giderilip, eski sağlığımıza kavuşmamızın zaman alması gibi.

 

 (Devam Edecek)

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Kolay bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/Mx8-YEy8xTuLUISTykoMfw

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

  • Makalelerin altına yorum yapmanız bizi sevindirir.
Önceki İçerikÇİFT KALEM (2)
Sonraki İçerikGELİŞMEK YA DA ÇÜRÜMEK (2)
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

1 YORUM

  1. Hocam bende bu konudan o kadar muzdaribim ki toplum içinde çalışan biri olarak, her şeyden geride kalıyorum üç kere tekrar ettirerek lafları anlıyorum. Ve çok da utanıyorum. Kafam dalgınlığını toparlamaya çalışsamda bi şekilde mahçup oluyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here