Günümüz insanının büyük bir kesimi “onur” ile “gurur” un aynı şeyler olduğunu zannediyor. İsterseniz kelime anlamlarına sözlükten bir göz atalım:

Onur: Kişinin kendi varlığına, kendi kişiliğine karşı beslediği saygı, insanı insan yapan iç değer.

Gurur: Kendini beğenme, büyüklenme. Çalım, övünme, kurum (halk tabiri ile “hava atma”)

Sizce biri birine benziyor mu? Benzeyen bir yanı var elbette. Her ikisi de kendi özünü önemsiyor. Ama bir farkla. Onur kendi özünü önemserken, diğerini reddetmiyor. Sadece başkasının da onu önemsemesini talep ediyor. Yani kendi için istediğini, başkası için de istiyor.

Ya gurur ne yapıyor? O sadece kendini önemseyip, diğerlerinin bir “böcek” kadar dahi önemi olmadığının bilincini taşıyor.

İlahiyatçı deyince kızıyor bazı arkadaşlar.. hadi değiştirelim tarifi, din bilimciler diyelim. İşte bu alanda mütehassıs, uzman bir akademisyen arkadaşımla sohbet ederken ona:

-Yahu hocam ne diyor Yunus?

İlim ilim demektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen

Ya nice okumaktır

– Ben kendimi biliyorum İsmail Hakkı Kar dedim.

-Öyle değil hocam.. bu sözden kasıt, haddini, hududunu (sınırlarını) bilmektir dedi.

-Onu da biliyorum.. takatimin, gücümün yettiği yerler var, yetmediği yerler var.

-Hocam tam olarak öyle değil anlamı dedi. Haddini bilen Rabbini bilir.

-E onu da biliyorum canıımm.. bizi yaratan Allah’tır. Bunu mu kastediyor?

-Bizi yaratan Allah olmasına kadar her şey tamam.. ama sonrasında sorun var hocam dedi.

-Nedir bu sorun diye sordum.

-Hocam Rabbi bilme bilinci, neden yaratıldığını bilmek ve gereğini yapmaktır.

-Anladım hocam anladım dedim. Kul olmanın icabının bir kısmını da ben anlatıyorum: Kulun kul ile ilgili beşeri münasebetlerinin olması gereken kurallarını anlatıyorum.

 

Özetlersek:

Kendini bilen haddini bilir

Haddini bilen Rabbini bilir

Rabbini bilen neden yaratıldığının farkına varır.

Dini vecibeleri neler olduğunu bu işin uzmanlarına bırakalım. Çünkü o kısım başka bir ihtisas alanı.

Bireylerle ilişkilerimizi düzenlerken “onurumuzu” özenle korumalıyız. Onurunu çiğneterek kıymetli insan olanına ben rastlamadım. Zira onur, var olmamın en önemli kriteridir. Bana göre hayatın “öznesi” dir. Unurumuzu vakarımızla korumalı, bu çizgide yaşamalıyız.

 

(Devam Edecek)

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/Mx8-YEy8xTuLUISTykoMfw

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

Önceki İçerikANLATMAK MI ANLAŞILMAK MI (3)
Sonraki İçerikKANAAT ÜZERİNE
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here