Aktif dinleme prensiplerini açıklamaya devam edelim:
Söylenenleri tekrar etmeliyiz.
Zaman zaman konuşulanları tekrarlayarak, geri bildirimde bulunmalıyız. Böylece algılamadaki eksikleri, yanlış anlamaları gidermiş oluruz. Dinlemek, sessiz kalmak değildir. Konuşmak kadar, hatta zaman zaman ondan daha zor bir işlevdir. Zor bir konuyu dinledikten sonra kendimizi yorgun hissederiz. Elbette dikkatli dinlersek böyle hissederiz.
Bir bağ kurmalıyız.
Konuşanın, konuştuklarına olan ilgisi ile ilişkilerine de dikkat ederek dinlemeliyiz. Böylece, mantığımızın gücünü daha verimli kullanırız. Bunun için konuşanın özgeçmişini ve konuyu az da olsa bilmemiz gerekir. Bu her zaman mümkün olmasa da genellikle az da olsa bilgi sahibi oluruz. Peki, hiçbir fikrimiz yoksa ne yapmalıyız? Konuşana bunu açık bir dille
bildirmeliyiz. Böylece konuşmacı, bu duruma göre fikirsel zemin oluşturacak doneleri bizimle paylaşılacaktır. Sizce de hiçbir fikriniz olmayan konuda konuşanı dinlemek her iki taraf için can sıkıcı, motivasyon bozucu olmaz mı?
Her yönü ile değerlendirmeliyiz.
Söylenenlerin yanında beden diline, ses tonuna, vurgulamalara da dikkat etmeliyiz. Eğer bunu yapmazsak, boşuna geçirilen bir zamandan başka ne olur ki? Özellikle sesin rengine, çok dikkat etmeliyiz. Bazı durumlarda beden dili daha çok ön plana çıkar. Eğitimlerde bunun uygulamalarını sıklıkla yapıyoruz. Birçok katılımcı, aslında bunu gayrı ihtiyari, yani bilinçsizce kullandığının farkına varıyor. Sözler kadar hissiyat da önemlidir. Ve hatta hissiyat kimi zaman daha önemlidir.

Ona iltifat etmeliyiz.
Zaman zaman, konuşanın önemli meziyetlerine vurgu yaparak, iltifatta bulunmalıyız. Göreceksiniz; diyalogunuz daha pozitif yönde sürecektir. Asla unutmamalıyız: İnsan doğasındaki en derin ihtiyaç, takdir edilme ve anlaşıldığını hissetme isteğidir.
Özür dilemeliyiz.
Yanlış anladığınızda, hatamızı fark ettiğimizde, çekinmeden ve geciktirmeden özür dilemeliyiz. Bu karizmamızı ve onurumuzu zedelemez. Tam aksine bizi, karşınızdakinin gözünde popülerleştirir, parlatır.

Ben özür dilemeyi “Bağışlanmak için yapılan açık bir itiraftır.” sözüyle tanımlıyorum. Bunu herkes, her pozisyondaki kişi yapmalıdır.
Ama yer ve zamanı dikkatli seçilmesi gerekir. Böylelikle etkisini arttırdığını da unutmamalıyız. Hata yapmayı asla kusur olarak görmemeliyiz. Herkes hata yapar ve yapmalıdır. Çünkü yanlışlar, eğer onlardan bir şeyler öğrenmeye istekli olursak, başarıya doğru atılan adımlardır.
Teşekkür etmeliyiz.
Diyalogun her safhasında, özellikle de söz sırası bize geldiğinde bunu yapmalıyız. Böylelikle karşımızdakinin gözünde “mükemmel insan” oluruz. Bence teşekkür etmek; kişiye verilen unutulmaz bir ödüldür. Ödül almak istemeyeniniz var mı?

Okumak neyse, dinlemek da odur. Yani bir anlamda konuşan yazar, dinleyen okur. Beni üzen şey, bazı arkadaşlar yazılanları okumadan, ya da dikkatle okumadan sadece başlığına bakarak eleştiri göndermeleridir. Bu davranışı benimseyenler, yaşamlarının birçok kesitinde yanlış karar veriyorlar. Bu kesin. “Eksik bilgiyle hüküm vermek, fikir katliamıdır.”
Keşke okuyup nelerden bahsedildiğini anlasalar, sonra da bir kanaate varsalar. Ehh.. sonrasında da eleştirsinler. Katıldıkları, katılmadıkları konuları açıklıkla bizimle paylaşsınlar. Bu hem bize, hem onlara çok şey katacaktır. Ama yargısız infaz misali; kim anlamadan ve nasıl sağlıklı fikir sahibi olabilir?
Sakın yukarıda sıraladığımız prensipleri, yol haritasını, gelecekte aramayın!
Bakın Peygamberimiz sonra yaparım diyenler için ne buyurmuş: “Yarıncılar, erteleyenler helâk oldu.” (Müsned, I/139)
Bilmemekten çok daha kötüsünü söyleyeyim mi: Yapmamak.
Çünkü aşmanız gereken problem hemen önünüzde duruyor. Bekledikçe işler düzelecek diye düşünenler.. ne bekliyorsunuz?!.. gökten 3 elma sadece masallarda düşer. Bize düşen ise,
öğrendiklerimizi uygulayarak deneyim sahibi olmak.. tecrübelerimizi biriktirmek
Gerçek zengin kimdir biliyor musunuz? Hiç heveslenmeyin.. bunu şimdi söylemeyeceğim.
(Bitti)
Not:
Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.
Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.
https://t.me/joinchat/J-obtEy8xTvMitbdyaIU4g
Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..
- Makalelerin altına yorum yapmanız bizi sevindirir.





Gerçek zengin
Allah’ın verdiği akıl, ve o akılı İyi kullanarak yaptığı işlerle adını kimliğini unutturmayacak kişidir…
Yüreğinize sağlık Üstat. Ben de şu cümlenizin altını çizmek isterim. “Eksik bilgiyle hüküm vermek, fikir katliamıdır.” Bu cümle, Türkiye’de ekranlarda boy gösterenlerin ülkeye ne kadar büyük kötülük yaptıklarının, neleri katlettiklerinin de başka bir ifadesidir… ne diyelim: “Sebep olan sebepsiz kalsın!”