Malum.. evimizde tecritte olduğumuz günlerde gerilen ev halkı için tavsiyem, bir ebeveyn gerilimden uzak olarak durmasını tavsiye ediyorum. Hanımlar evin nizamını daha çok önemsedikleri için gergin olmaları daha muhtemel..  bu teskin edici, çatışmaları sakinleştirici görev daha çok biz babalara, beraber oturuyorsa dedelere, babaannelere ve anneannelere düşüyor.

 

Ve bu karantina günlerinde birlik olma bilinci üzerine masallar küçük çocukları olanlar için tam da fırsattır diye düşünüyorum. Bu günler de geçecek İnşaAllah.

 

Bir de genel anlamda tespitim şudur; malum.. insan bilmediğinden korkar. Bu sebeple tedbirde aşırıya kaçarak endişe içinde bekleşen kimseler oluyor. Oysa tedbiri aldıktan sonra, takdire boyun eğmek gerek. Bunu yapmazsak ne olur? Anksiyete ve durum duygu bozukluğu gelişir ve bu tehlikeler gelişirse, bireyde kalıcı zaralar verir. Nedir anksiyete?

 

  • Özgüvensiz ve değersiz olduğunu düşünmek
  • Başkaları ile konuşmanın zor olduğuna inanmak
  • Toplum içinde konuşmaktan ve yemek yemekten çekinmek
  • Gergin, kaygılı, sıkıntılı ve tanımlanamayacak şekilde tuhaf hissetmek
  • İnsanların sözleri ile zihnini meşgul etmek
  • Çevreden kopmak, kaçmak istemek

 

Bu duruma tipik belirtilerine bir örnek basından aktarayım: Diyarbakır’da Korona virüsü yenen kadın: Babam ‘Eve gelme’ dedi, annemin tepkisi ise ‘Kimse duymasın, evlenemezsin’ oldu.

 

Bir de duygu durum bozukluğuna değinelim. Duygudurum Bozuklukları, insanların içinde bulunduğu içsel-dışsal etmenlere göre dalgalanma gösteren ruhsal süreçlerdir. … Bu iki rahatsızlık dönemlerinden depresyon ve mani veya yalnız mani dönemlerinin olduğu bu duygudurum bozukluğuna Manik-Depresif bozukluk (iki uçlu bozukluk) denilmektedir.

 

Özetlersek, biri içe kapanarak pasif tepkimeye girme, diğeri ise dışa vurum olarak tepkimeye girmek diyebiliriz. Duygu durum bozukluğu için bu makaleyi okumanızı tavsiye ediyorum

https://www.e-psikiyatri.com/duygudurum-bozuklugu-nedir Her iki durumun bir kişide tezahürü mümkün mü? Kişilik yapısına göre mümkün.

 

Özetlersek dostlar, insan için yaşam ‘vasat’ olarak devam etmelidir. Ne demek istiyorum? Aşırılıklardan kaçınmalıyız ki, huzuru yakalamak bizim için kolay olsun. Yani her olay ve fikir karşısında kabul ve itirazımızda aşırıya kaçmamalıyız.

Gözlemleyin, fanatik yaklaşımlarda hatasını anlasa da bunu kabulü göremezsiniz. Kabul ediş olmadığı gibi, muhatabının özrünü kabul de doğru düzgün bir yaklaşım göremezsiniz. Kendini affetmeyen, başkasını affedebilir mi?

 

Son olarak: tedbirleri ihmal etmeyeceğiz. Ondan sonra da hayatımızı yaşamaya devam edeceğiz.

 

Allah tüm insanlığı böyle fiziki ve ruhi hastalıklardan korusun. Amin!

 

 

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/J-obtEy8xTvMitbdyaIU4g

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

Önceki İçerikANLATMAK MI ANLAŞILMAK MI (5)
Sonraki İçerikANLATMAK MI ANLAŞILMAK MI (6)
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here