Bazen “kerameti kendinden menkul” zannedenlerimiz çıkabilir. Oysa insanoğlu bazı
boyutlarıyla ne kadar acizdir! Kalbini istediğinde durdurabilen var mı? Sözüm meclisten dışarı, tuvalet ihtiyacını bile bir süreden sonra tutabiliyor muyuz?
Bu kadar acizken, nasıl bu kadar kibirli olabiliyoruz! Doğrusu bunu anlamakta zorlanabiliyorum. Kibir, gerçekleri örten bir perdedir. Onun var olduğu yerde hakikatler bizden uzaktır.
— Herkese eşit davranmalıyız. Dinleyenlerin bize karşı olan yaklaşımlarında kültür, mekân, ekonomik durumlarını dikkate almalıyız. Bu faktörler çerçevesinide bizimle etkileşimlerini de hesaba katmalıyız. Böylece empatik yaklaşım sergileyerek düşüncelerine saygı göstermeliyiz. Hatalarını yüzüne vurmamalıyız. Herkesin içinde bir
cevher gizli olduğun asla unutmamalıyız. Herkes saygıyı hak eder. Bizim göstereceğimiz adilane yaklaşım, mutlaka bize misliyle döner. Tabi bazı püf noktaları atlamazsak..
Statü, makam bize sadece iş yapmak için tanınmış fırsattır. Bir devlet başkanıyla sıradan insanın farkı, sadece görev icabı olan ayrıcalıktır. Günümüzde bir kısım insanlar bunu unutarak, kendilerini toplumdan soyutluyorlar. Sonunda konuşmalarını dikkatli ve samimice dinlemeyenlerden yakınıyorlar. Ne kadar büyük bir çelişki!
— Konuya ilgi duymalıyız. Bunun için kendimizi motive etmeliyiz. Özellikle de hoşumuza gitmeyen durumlarda daha hassas olmalıyız. Bakın Marcus Cicero ne diyor; “İyi bir
konuşmacı, başkalarının konuştuğunda sıkıcı gelen bir konuyu, cazip hale getirip herkesin dinlemesini sağlayandır kişidir.” Bizim istek ve heyecan duymadığımız bir konuşma, nasıl olurda dinleyeler tarafında pür dikkat dinlenir? Böyle bir durumda konuşmaktan vazgeçmek, en doğru olan davranış olur.
— Yeterli bilgiye sahip olmalıyız. Konu hakkında bildiğimiz kadar konuşmalıyız. Bunun için yeterli bilgiye sahip olmalıyız. Bilmediklerimiz bir şey sorulursa bunu ifade etmeliyiz.
Çevrenizde sadece gündemde kalmak, dikkat çekmek için konuşa insanlara rastlamışsınızdır. Bir süre sonra ne kadar komik duruma düştüklerine de şahit olmuşsunuzdur.
Geçmiş zamanlardan bir gün, dostumun dükkânına ziyarete gitmiştim. Arkadaşım bildiğim bir konuda bana bir soru sormuştu. Orada olan başka bir misafir, ben konuşurken davetsiz ve nezaketsiz bir şekilde lafa girdi ve ahkâm kesmeye başladı. Ben ve oradakiler şaşırmıştık. Sessiz kalıp, ne olacağını görmeyi yeğledim.
Ama bir iki cümle sonra alakasız ve yanlış ifadeler duyunca, kibarca bu konudaki bilgi ve dayandığı kaynakları sordum. Duyduğum gerekçe; “bence böyledir” ifadesiydi. Duyduklarım beni hayli şaşırttı. Konuştukları yanlış olduğu gibi, konuyla alakalı uzaktan yakında bir bilgisi de yoktu.
Arkadaşım onu tatlı sert şekilde susturdu. Sonradan öğrendim ki, bu arkadaş her açılan mevzuda benzer tutum sergilermiş. Bunun yüzünden sert tartışmalara, hatta kavgalara dahi girdiği olurmuş.
(Devam Edecek)
Not:
Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.
Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.
https://t.me/joinchat/J-obtEy8xTvMitbdyaIU4g
Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..




