Çoğunun zannettiği gibi insanlar kendilerine hak verilmesini öncelemiyor. Diyalogda ve ilişkilerde insanların önemsediğini en önemli duygu “anlaşıldığını” hissetmektir.

Karşımızdakini nasıl anlayacağız? Elbette onu pür dikkat dinleyeceğiz ki; bihakkın anlayalım.. gerçek anlamıyla duygu ve düşünceleri hakkında kanaatimiz olsun.

Dinlemek çok ama çok zor bir iştir. Bunun için bilgi, görgünün yeterli seviyede olması lazım.

Bir lisanı bilmeniz, o dille yazılanları anlamanıza yetmez. Ayrıca genel kültürün de belli bir seviyede olması lazımdır.

 

Bir başka ifadeyle “okumak dinlemek gibidir”. Bir anlamda yazan konuşur, okuyan dinler. Yukarıda da bahsettiğim gibi biz dinlemiyor, sadece konuşmak istiyoruz. Toplum olarak ne kadar iyi bir konuşmacı olduğumuz da tartışılır ya.. neyse.

 

Mesela siz açık oturumlarda veya herhangi bir platformda yapılan konuşmaları izlediğinizde ne hissediyorsunuz? Kuşkusuz içinizde benim gibi konuşmacıları gözlemleyen ve eksiklerini onların gıyabında düzelterek performansını yükseltenler vardır. Ama genele bakınca iş hiç de iç açıcı değil. Toplumumuzun okuma açısından karnesi oldukça kırık notlarla dolu.

 

Geçenlerde karşılaştığım bir akademisyen dostuma dedim ki: Bir ülkenin kaderini etkileyen iki kurumdan biri, siz bilgiyi elinde bulunduran akademi camiası, diğeri ise finansa ve yönetimin birçok kademesine hükmeden siyasetçiler.

 

Bu iki kuruma bakarak bir ülkeyi ölçmek mümkün. Daha da basitleştireyim; ne kadar kitap okunduğuna bakarak yaklaşık olarak aynı sağlıklı ölçümü yapmak mümkün. Şöyle bir gezin bakalım; oturduğunuz semtin ana caddesinde kaç kitapçı var. Aradığınız içerik kitaplarının ne kadarını bulabiliyorlar ve ne kadar satıyorlar?

 

Okumak dinlemek gibidir demiştik ya, peki dinlemek ne demek?  Hemen söyleyeyim, dinlemekle duymak aynı şey değildir. Dinlemek, karşımızdakinin ruhunu, kendi ruhumuzda ağırlamaktır. Kim itibarlı bir misafir olmayı istemez ki? Aralarındaki farka gelince duymak, sesin bilinçli ya da bilinçsizce farkına varmaktır.

 

Dinlemek ise, söylenenlere dikkat etmeyi, yorumlamayı, hatırlamayı, değer vermeyi, yani bilinçli tepki vermeyi gerektiren bir hadisedir. Görüyorsunuz ya dostlar, öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Dinlemek, konuştuğumuz kişinin ihtiyaçlarını belirleyip anlamamızı ve ona yardımcı olmamızı sağlayan önemli bir iletişim aracıdır.

(Devam Edecek)

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/J-obtEy8xTvMitbdyaIU4g

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

  • Makalelerin altına yorum yapmanız bizi sevindirir.
Önceki İçerikNEDİR MEDENİYET?
Sonraki İçerikNE DİYORSUN DOSTUM? (2)
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here