Global sermaye ve batı medeniyetinin evrenselleştirdiği “anneler günü” bu gün. Doğru ya da yanlış.. benim kanaatimce köklerimizde olmayan bir seramoni günü. Ama başka bir şey var bizim köklerimizde olan başka bir bilinç var: “Cennet annelerin ayağı altındadır”

 

Bizim için anneler evlatlar için en kutsal varlıklardan biri ve en önemlisi. Onlara sadece bu gün değil.. heerrr gün sarılın. Ayak öpmek yok kültürümüzde. Ama öpeceksek, onun ayağınınaltını.. yani cenneti öpün.

 

Onlar evlatlarından öyle maddesel bir beklentileri olmaz. Almak sakıncalı mı? Elbette değil. Söylemek istediğim şey; sımmmsıcakk bir kucaklama, sarılma onlar için en güzel hediyedir.

 

 

Benim annem rahmetli oldu. Annesi sağ olanlar değil bu gün, mümkün oldukça hergün onlarla ilgilenmek lazım. Bir çift güzel söz ile onların kalbine dokunsun. Hayatta olmayanlar için Kur’an hediye göndermek ne güzel hediyedir! Onların hayrına niyeti ile yapılan infak (bağış) ne de sevimlidir.

 

Bize göre haklı olsun olmasın, her zaman bizim için en iyiyi isteyen kutsal varlıklardır. Bizim en aciz olduğumuz dönemde; onların karnında, hiçbir kontrolümüzün olmadığı en aciz dönemde 2 yıl boyunca, desteksiz yaşamamızın mümkün mü? Sonrasındaki 10 yıl ve geri kalan yıllarda onların desteğine ihtiyaç duyduğumuz yaşamın diğer sürecinde hep bizim için iyi olmasını isteyen onlar değil mi?

 

Ben anneciğim rahmeti Rahmana erdiğinde 48 yaşındaydım ve onunla beraber olduğumda başımı kucağına bıraktığım o mutlu anları ne kadar özlüyorum bilemezsiniz.

 

Anneciği hala  hayatta olanlar..  sizi siz olun onlarla geçireceğiniz kalan süreyi iyi değerlendirin ne olur. Onların bize öfkelendiği anda bile bu kızgınlık bile merhamet kokan anneciğinizin önemini her daim hatırınızdan çıkarmayın ne olur!

 

Ben test edip kanaat gelmediğim hiçbir fikri ne eğitimlerimde, ne de yaşamımın hiçbir anında tavsiye etmedim, etmem, etmeyeceğim. Dedim ya; en öfkeli anlarında bile annelerin bu duyularının içinde sımmmsıcakk bir merhamet vardır. Hiç unutmam.. saçımı uzatıp ilk karşılaşmamız anını hiç unutamam. Önce bir sevindi, gözleri sevinçle parladı. Sonra kaşlarını çattı ve Karadenizli olmanın o meşhur tarzıyla, hışımla saçlarıma yapıştı ve çekerek benisarstı. Kızgınlıkla bana bu durumla ilgili tepkisini yağdırdı. Ben ne mi yaptım. Ona sımsıkı sarıldım, yanaklarından öptüm ve: Anneciğim bu benim kararım. Ama sen hala çoook seviyorum deyince o öfke kendini merhamete ve okşayan parmaklara bıraktı. Sesi titredi ve diyalog bana nasihat ile sürdü. Sonuçta işi tatlıya bağladık. Bir öfke fırtınası anında nasıl dönüştü? Bunu ancak anneler yapabilir. Allah bu kabiliyeti sırf onlara verdi diye düşünüyorum. Başkası mümkün mü?

 

Haydi yanında olanlarınız “sosyal

mesafeyi” gözeterek bakışlarınız ve konuşmanız ile uzaktan onları kucaklayın. Uzakta olanlarınız telefondan sesinizin rengi ile onları kucaklayın. Sağlığında bu tarif edilmez duyguyu birlikte yaşayın.. tavsiye ediyorum.

 

Benim gibi annesi hayatta olmayanlar ne yapsın? Onlarla Kur’an ile konuşun.. onlara ikram etsin. Kur’an bilmeyenlerimiz bu duygunun motivasyonu ile öğrensin. Biliyor musunuz anneciğim 72 yaşında Kur’an okumayı öğrenmişti. Şimdi ne yapabiliriz.. bildiğiniz surelerden okuyun, onların ruhuna hediye edin. Ama şimdilik.. süreçte mutlaka Kur’an okumayı öğrenin ki, inancınız daha anlamlı hale gelsin.

 

Bu temiz duygular ile hepinizi selamlıyorum. Sevgiyle kalın.

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/Mx8-YEy8xTuLUISTykoMfw

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

  • Makalelerin altına yorum yapmanız bizi sevindirir.

 

 

Önceki İçerikNE DİYORSUN DOSTUM? (5)
Sonraki İçerikBİZİM ZAMANIMIZDA.. (1)
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here