Teknoloji nedir. Sözlük tarifi şu: Bir sanayi alanında gücü ve bilgiyi biriktirme, denetleme, işleme, iletme gibi amaçlarla oluşturulan makinelerin, araç gereçlerin, aygıtların, yöntemlerin vb. tümünü kapsayan uygulama bilgisi.

Bendenizin yorumlu destekli tanımı: Teknoloji, insan yaşamının her alanına hizmet etmesi için tasarlanan mal ve hizmete dayalı ürünler bütünüdür. Bunun ürünlerinden biri telekomünikasyon, onun da içindeki ürünlerden biri de Sabit ve GSM (halk alanındaki adı cep) telefonu. Bize yaşamsal konfor sağladığı tartışmasız bir gerçek.

yaygınlaşmaya başladı. Düşünsenize Malatya’daki biri, İstanbul’daki, Edirne’deki, Münih ’deki, Sydney(Sidney)’deki,  Sinop’taki arkadaşlarını birer birer görüşmeye bağlayıp iş veya sohbet toplantıları yapabiliyor. Harika değil mi? Elbette. Ama işin estetiğine, ahlakına, görgü kurallarına hepimiz dikkat ediyor muyuz, ne kadar özen gösteriyoruz?

 

Nasılsa karşımızda değil diye höt be höt konuşmak yakışı kalıyor mu? Telefonun öbür ucunda olan yeni tanıştığımız birine başlıktakine benzer ifade ile “sen” kipi ile konuşmak ne kadar doğru?

Genelde bire bir kullanılsa da, yavaş yavaş sesli ve görüntülü grup konuşma imkânları da

Aslında bunun sadece telefonda görüşme ile bir ilgisi yok. Edep, görgü, estetik insan olmayla alakası var.

 

Bir de görece olarak entelitesi belli düzeyde olan, yeterli eğitimi almış, kültürlü olarak kabul edilenlerin yaptığı “gaf” lar var. Onlara değinelim.

Günümüz insanı teknolojiye rağmen kimi iş yoğunluğundan, kimi de yetersiz mesai planlama disiplini sebebi ile hercümerç bir gün geçiriyor.. darmadağınık, karmakarışık süreçte kaldığı anlar yaşıyor. İster elinde olsun, ister olmasın sonuçta bir realite bu.

 

Bu anlarda telefonları çalıyor. Ne yapıyorlar? Yoğunluk sebebiyle bakmıyorlar, bakamıyorlar, farkında olmuyorlar. Tamam.. olabilir. Hadi insani bir durum olarak kabul edelim. Ama arayana geri dönmemek de nedir?! Bazen eğitimlerde mazeretler sıralanıyor.. bilirsiniz işte. İyi de telefonda kurduğumuz iletişimin yüz yüze olandan ne farkı var? Şöyle düşünün. Siz birine sesleniyorsunuz.. duymuyor. Bir daha, bir daha sesleniyor.. hatta yanındakine el kol ifadeleri ile “onu dürt bana baksın” diyorsunuz . Yine oralı olmuyor. Ne hissedersiniz?

 

Telefona bakmamak, bakamamak, farkında olamamak bir mazerettir. Ancak sonradan arayana dönmemek kişiye yapılan bir hakarettir.

 

Nezaket, empati, tevazu, estetik ve doğal bir üslup “lüks bilinç” değildir. Yaşamın olmazsa olmazı, bizi çevremizde insanların gözünde değerli kılan anlayıştır.

Kim olursak olalım, önce kıymetli bir varlığız. Karşımızdakiler de öyle.

 

 

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/J-obtEy8xTvMitbdyaIU4g

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

Önceki İçerikKANAAT ÜZERİNE
Sonraki İçerikCANIMI SIKMA.. OTUR OTURDUĞUN YERDE!
1966 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi burada bitirdikten sonra 1997’de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Tahsil hayatının tamamına yakının süresini, aynı zamanda ticari çalışmalarda bulunarak geçirdi. Birçok firmada personel, ara idareci ve idareci olarak görev aldı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli kademelerde görev aldı. Ticari hayatını sürdürürken, davranış psikolojisi alanında aldığı formel eğitimler aldı. Kendini tanıma, özgüven - motivasyon ve etkili iletişim becerileri alanında eğitimler vermeye başladı. Bu çalışmaları yanında, uzmanlık sahasıyla ilgili makaleler yazıyor. Bazı firmalara performans ve eğitim danışmanlığı yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here