Sevgili dostlar.. bir arkadaşımdan duymuştum; hayatta en kötü şey, “bilgi kapitalisti”
olmaktır. Sizce de öyle değil mi? “İnsanların hayırlısı, (iyi olanı) insanlara faydalı olandır” Hadis-i şerifi de buna işaret etmiyor mu? En azından ben öyle anlıyorum.
Duymuşsunuzdur: Dünya da iki şey paylaşıldıkça çoğalır; Bilgi ve sevgi.. Bir şey de paylaşıldıkça azalır; dertlerimiz, problemlerimiz.
Mesleğimde henüz 4-5 yıllık tecrübem olduğu yıllardı.. çok samimi bir arkadaşım; “- Hocam, Gebze’de bir eğitim semineri var. Müsaitsen beraber gidelim.” demişti. Konunun tam da benim alanımla alakalı (ikili ilişkiler, iletişim) olduğunu öğrenince (biraz da gereksiz
görerek) “ – Ömerciğim, benim bildiklerimin tekrarından başka bir şey olmayacak. Ancak, sana eşlik etmek için gelebilirim. ” diyerek, aslında isteksiz olduğumu ima etmiştim ona. Uzatmayalım, seminer başladı. Hakikaten de eğitimci (bana göre) bildik şeyleri başka cümlelerle tekrar etti. Ancak öyle bir bilgi paylaştı ki, eğitimlerimde beklide yarım saat anlattığımı, dört cümlede özetliyor. O da şu; dünyada bakış açısı yönüyle, dört tür insan var;
“ Bilir, bildiğini bilmez. Ona bunu hatırlatıp, cesaret vermek, teşvik etmek lazım.
Bilmez, bilmediğini bilir. Ona bilmediğini öğretmek lazım.
Bilir, bildiğini bilir. Ona kulak verip öğrenmek lazım.
Bilmez, bilmediğini de bilmez, bildiğini iddia eder. Ondan da uzak durmak lazım.” demişti.
Sahnedeki eğitimci arkadaş; bu dördüncü kategoriye girenler için yüzyıllar önce yaşamış bir bilge kişinin; “ Ben girdiğim her türlü tartışmadan, çoğunlukla galip olarak ayrıldım. Ancak cahillerle girdiklerimden asla!.. Onlar, ıslak sabun gibidirler. Elinizle tutmaya çalışsanız bile bunu başaramazsınız. ” dediğini iletti bizlere. İşte o an ne kadar hatalı düşünüp, yanlış davrandığımı (biraz da mahcubiyetle) anladım. Oysa sırf bu dörtlüğü öğrenmek için değil Gebze’ ye, Fizan’ a kadar giderim, gitmeliyim, gitmeliyiz…
İsterseniz bu ismi (kişisel gelişim) değiştirelim. Herkes kendine göre bir isim icat
etsin. Mesela ben buna “insani gelişim” demeyi daha fazla yakıştırıyorum. Sizde başka bir şey deyin. Sonuçta bizi geliştirsin de, ne olursa olsun bunun ismi. Ne fark eder?
Gelişmeyen insan, aslında çürür. Bizim gelişmemizi sağlamayan her durum, yaşarken değersiz bir canlı olmaktan kurtulmamızı sağlar. Ne güzel söylemiş Hz Mevlana;
“Düşünceden ibaretsin
Gayrisi et ve kemiksin
Gül düşün gülistan olursun
Diken düşün dikenlik olursun”
Elbette düşünmek için bilgi, bilgi için okumak eğitim görmek, öğrenmek.. öğrenmek.. öğrenmek lazım. Bunda bizi geri bırakan en önemli engel, önyargılarımızdır. Bu prangadan kurtulursak, hiçbir varlığın ulaşamayacağı bir değere sahip oluruz. Ancak; ben bunu biliyorum “ben oldum” dersek, aslında “ben öldüm” demiş oluruz. Aranızda bunu diyenleriniz var mı? Sanmıyorum. Kim kendi sonunu (bilerek) getirmek ister ki?
Sevgili dostlar; gelin hep birlikte bizi yaralayan olaylara, davranışlara çözümler bulalım. Bulduğumuz çözümleri herkesle paylaşalım. Unutmayalım ki; çözümsüzlük, çözüm değildir. “Kişinin bilmediğini bilmesi”, gelişimi ve mükemmele yönelmesi için en önemli adımdır. Sizde aynı düşünmüyor musunuz?
Paylaşmak güzel şey… Ee ne duruyoruz? Haydi bakalım!
Umut ve sevgi ile…
(Bitti)
Not:
Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.
Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.
https://t.me/joinchat/Mx8-YEy8xTuLUISTykoMfw
Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..
- Makalelerin altına yorum yapmanız bizi sevindirir.




