Deprecated: Optional parameter $output declared before required parameter $atts is implicitly treated as a required parameter in /home/muzaff14/edimer.net/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_wp_booster_functions.php on line 1641

DUYGULARIN KAÇ KİLO?

0
742

Duygularımız var malum.. nedir bu duygu dediğimiz şey. Nasıl oluşur, ne işe yarar. Kimileri hissettiğimiz şeyler diyor, kimileri yaşadıklarımızdan sonra oluşan bilincimiz diye ifade ediyor. Ya da öğrenerek edindiğimiz düşüncedir diyor.

Ama her kesimin ittifak ettiği ortak nokta: hayatımızın olmazsa olmazı olan bir durum; duygularımız.

Onsuz hayat düşünülemez. İnsan olarak var olmanın bir gereği.

Nedir bu hissiyat türleri? Çeşitleri hakkında birçok görüş var. Benim de içinde olduğum bir ekol, bu farkı duyguları 6 kategoride değerlendiriyoruz.

  • Korku
  • Öfke
  • Şaşırma
  • Sevme
  • Tiksinme
  • Üzülme

Elbette bu duyguların da spesifik olarak detaylandırılabileceğini kabul etmek lazım. Bunları sadece üst başlık olarak düşünelim.

Bunlar; kendimizi savunmamız, kıymetli görmeyi / görülmeyi, yaşamsal emniyetimiz v.s. tüm hayatımızın anlamlı olmasını sağlayıcı paradigmalarımızı edinmemiz için gerekli olan olmazsa olmaz duygularımızdır.

Ama her şeyde fazlası tehlikeli olduğu gibi, bazen zarar veren durumlar ortaya çıkarabiliyor. Pekâlâ, ne yapmalıyız? Dozunu ayarlamalıyız. Nasıl olacak bu? Öğreneceğiz. Hislerimizin bizi yönetmesine izin vermemeliyiz.

Mevlana’nın sözü olduğunu bildiğim bir deyiş var: “Duygular ata benzer. Sakın ha gemini bırakmayasın.” Yani? Duyularımızı yöneteceğiz. Nasıl yapacağız bunu? Öğrendiğimiz bilgileri hissiyatlımızla mecz edeceğiz. Onları harmanlayıp faydalı kıvama getirecğiz.

Son kararı aklımız verecek. Elbette aklımızı bilgiyle donatırsak olacak bu. Aksi durumda bir tarafta diğer zıt olan tarafa savrulur dururuz.

Tedbir mi alacaksın? Riskleri öğreneceksin.

Kızgın mısın? Gerekçelerini sıralayıp makul bir çözüm de düşüneceksin.

Seviyor musun? Tatmin edici sebeplerin olacak. Elbette kan bağın olanları söylemiyorum. Sosyal çevrenden bahsediyorum.

Tiksiniyor musun? Nedenlerini mantık çerçevesinde açıklayabileceksin.

Üzüntülü müsün? Bunu nasıl azaltacağını düşüneceksin.

Özetle duygularımızı yok saymayacağız. Ancak aklımız patron olacak hayatımızda. Duygularımızdan beslenerek yaptıklarımızı iç benliğimizde ve çevremizde anlamlı hale getirmenin formülünü asla hatırdan çıkarmayacağız: Duygular vezir, aklımız şah / padişahımız olacak.

Böylece makul yaşayan, anlamlı hayat süren bireyler olacağız.

 

Not:

Bizimle her daim iletişimde olmak istemez misiniz? Çok basit bir yöntemi var: Öncelikle Telegram programını cep telefonunuza indirmeniz, sonra da aşağıdaki linke tıklayarak grubumuza üye olmanız yeterlidir. Ayrıca arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

Masa üstü veya dizüstü bilgisayarı kullananalar ayrıca bu versiyonu da kullanabilirler. Büro çalışanları için bu çok rahat kullanım sağlıyor.

https://t.me/joinchat/J-obtEy8xTvMitbdyaIU4g

Grupta görüşmek üzere.. bekliyorum..

HENÜZ YORUM YOK