Boşananların tecrübelerine dayanarak ulaşılan, insanların evli kalmaları için mantıklı sebepler:

1. Bütün kadınlar ve erkekler hemen hemen aynıdır. Hiçbir kadın veya erkek diğerinden daha akıllı veya iyi değildir.

2. Tek başına çocuk yetiştirmek zordur ve insanın eşiyle beraber çocuğunu yetiştirmesi daha iyi ve sağlıklıdır. Özellikle çocuk bakımından anne ve baba, hayata hazırlanma bakımından bir çift kanat gibidir, onun için bir dengedir.

3. Boşanmak maddi olarak sarsıcıdır. Eşlerden yüksek gelirli olan, nafaka ve çocuğun maddi sorumluluğunu daha çok yüklenmek durumunda kalırken, daha az gelirli olan, boşanma sonrası daha düşük gelirli bir hayata devam etmek zorunda kalır.

4. Boşanan kişilerin evlenebileceği kişilerin çocuklu olma ihtimali daha yüksektir. Yeni partnerinin önceki evliliğinden olan çocuğuyla iyi ilişkiler geliştirebilmek, aşılması gereken önemli engellerden biridir. Bu arada eşin akrabalarını da unutmamak gerek. Çünkü her evlilik, aynı zamanda akrabaların evlenmesi gibidir. Onları yok saymak mümkün değildir.

5. Yeni birisiyle yeni bir hayata başlamak ve eski eşle görüşmek her zaman zorlayıcı olacaktır. Başından bir evlilik geçmiş olan kimse, artık bir flört devresi yaşayamaz. Ayrıca, boşanan kişi çocukluysa, evlenmeyi düşündüğü kişiyle olan ilişkisine bütün dikkatini veremeyecektir. Bu durum, organ naklinden sonra vücudun naklolan organa uyumu süreci ile benzeşir.

6. Tek yaşayan kadınlar için geceler daha zor geçebilir. Evlilik hayatından sonra, evliyken önemsenmeyen çıtırtı veya patırtı sesleri, uyku düzenini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum, erkeklerde de yanlız kalma ve terkedilmişlik psikolojisi yaşatması bakımından da zordur. Birçok erkek, uyuyamama ve düzensiz uyku problemi yaşadığı görülmüştür.

7. Evlilik bir beraberlikten daha fazlasıdır. İki kişi hayatı paylaşırken aslında daha önce var olmayan bir uyumu üretir. Evli çiftker, bunu kısa dönemli mecburi ayrılıklarda hissederler. Mesela, tatil veya iş gereği 1 haftadan fazla olan ayrılıklar süresince hissedilenler hatırlanabilir.

Bu yüzden mevcut evliliği devam ettirmeye gayret etmek, boşanıp yeni biriyle evlenmekten çok daha mantıklı, iyi ve sağlıklıdır. Her evlilik için uzun süreli uyum zamanı gereklidir. Bu, kimi zaman standard kabul edilen 3 yıldan çok daha uzun zaman alabilir.

Yıkmak yerine onarmak, ilişkilerde aşırı yıpranma olmadan sorunları konuşmak akıllı bir yoldur. Özellikle evlilik gibi insan için en önemli bir kurum için hiç bir zaman geç değildir. Aşırı yıprannan çiftler uzman bir psikolog yardımı alarak evliliklerini onarabilirler. Bunun binlerce örneği vardır.

Benimsenmemekle beraber, herşey sonuna kadar denenmiş, ama sonuç alma işaretleri dahi alınmamışsa, boşanmak da meşru bir hak olduğu unutulmamalıdır. Üzüntü veren durum, birçok boşanma sürecinde maalesef evliliği kurtarma çabası yeteri kadar olmamaktadır

(İNTERNETTEN ALINTI & iSMAİL HAKKI KAR’IN KATKILARIYLA)